SANRI

Bölüm 6

Zirvenin Sessizliği

Salonun mermeri, avizenin ışığını su gibi taşıyordu. Bu evde her yüzey bir aynaydı; kimse kimseye bakmadan herkes birbirini izliyordu.

Rujumu tazeledim. Aynadaki kadın benden bir adım öndeydi — bu ailede hayatta kalmanın ilk kuralı, kendinden önce gelen bir versiyonunu yaratmaktı.

“İmzalar sabah atılacak,” dedi. Sesi sakindi, tehditlerin en pahalı türü gibi. “Sen o masada olmayacaksın.”

Balo salonuna indiğimde müzik bir anlığına düştü. Maskeler kalabalığı eşitliyordu; yalnızca duruşlar konuşuyordu ve onun duruşunu her yerde tanırdım.

“Benden nefret etmeye devam et,” dedi kulağımın hizasında. “Yalnızca bu gece, aynı tarafta nefret et.”

Davetiyenin arkasında tek bir kelime vardı: Albatros. Ne bir imza, ne bir adres. Bu ailede bir ismin bu kadar sessiz yazılması, en yüksek sesti.

Camdan şehre baktım. Işıklar sıralı, sözleşmeler imzalı, herkes yerindeydi. Sanrı tam da böyle başlıyordu: her şeyin yerinde göründüğü an.

Bu bölümü beğendiysen bir yıldız bırak.